Depresyon nasıl hissettirir?
Depresyon yalnızca üzüntü değildir. Dünya Sağlık Örgütü ve ABD Ulusal Ruh Sağlığı Enstitüsü gibi kaynaklar, en az iki hafta boyunca günün büyük bölümünde süren çökkün bir ruh hâlini ya da ilgi ve zevk kaybını depresyonun temel işaretleri arasında sayar. Bunlara çoğu zaman şunlar eşlik eder:
- Uykuda belirgin değişiklik: uyuyamamak ya da çok uyumak
- Enerji düşüklüğü, sürekli yorgun hissetmek
- İştahta ya da kiloda değişim
- Değersizlik ya da yoğun suçluluk duyguları
- Dikkat toplamakta ve karar vermekte zorlanmak
- Geleceğe dair umutsuzluk
- Bazen yaşamın anlamını yitirdiğine dair düşünceler
Bu işaretlerin hepsi herkeste görülmez. Kimi insan depresyonu daha çok bedeninde, kimisi tahammülsüzlük ve öfke olarak yaşar. Ama ortak bir nokta vardır: hayat, olması gerekenden çok daha ağır gelir.
Depresyon nereden gelir?
Depresyonun tek bir nedeni yoktur. Biyolojik yatkınlık, yaşam olayları, kayıplar, uzun süreli stres ve ilişkilerdeki örüntüler birlikte rol oynar. Psikodinamik bakış bu tabloya bir soru daha ekler: Bu çöküntü, kişinin hayatında hangi anlamı taşıyor?
Bazen depresyon yası tutulamamış bir kaybın, bazen dışa söylenemeyen öfkenin içe dönmesinin, bazen de uzun süre başkalarının beklentilerine göre yaşamanın yorgunluğudur. Winnicott'un "sahte kendilik" dediği, dışarıya karşı ayakta tutulan ama içeriden boşalan hâl de çoğu zaman bu ağırlığın bir parçasıdır. Bunları anlamak, yükün kendisini hafifletmeye başlar.
Depresyonun pek bilinmeyen yüzleri
Depresyon her zaman ağlamak ya da yataktan çıkamamak biçiminde görünmez. Bazı insanlar işlerini yürütmeye, sosyal hayatlarını sürdürmeye devam eder; dışarıdan bakan biri hiçbir şey fark etmez. İçeride ise her şey bir zorunluluğa dönüşmüştür ve günün sonunda geriye yalnızca tükenmişlik kalır.
Kimi zaman depresyon bedende konuşur: geçmeyen yorgunluk, baş ve sırt ağrıları, hiçbir şeyden tat alamama. Kimi zaman da öfke, alınganlık ve tahammülsüzlük olarak belirir, özellikle gençlerde ve erkeklerde bu görünüm daha sık fark edilir. Hangi biçimde olursa olsun, yaşadığınız şey "abartı" ya da "nankörlük" değildir; anlaşılmayı bekleyen bir ruhsal durumdur.
Yakınınız depresyondaysa
Sevdiğiniz biri depresyondaysa en çok işe yarayan şey, çoğu zaman çözüm önermek değil, yanında kalabilmektir. "Biraz çıksan geçer" gibi cümleler iyi niyetli olsa da kişiyi daha yalnız bırakabilir. Onu dinlemek, destek almasını yargılamadan teşvik etmek ve gerektiğinde ilk görüşmeye giden yolu kolaylaştırmak çok değerlidir. Kendi yorgunluğunuzu da ihmal etmeyin; bir yakını taşımak da destek gerektirebilir.
Ne zaman destek almalı?
Bu duygular iki haftadan uzun sürüyorsa, işinizi, ilişkilerinizi ya da gündelik bakımınızı zorlaştırıyorsa destek almak için iyi bir zamandır. "Daha kötüsünü yaşayanlar var" diye beklemek, yükü yalnız taşıma süresini uzatır.
Kendinize zarar verme ya da yaşamınıza son verme düşünceleriniz varsa beklemeyin: 112'yi arayın ya da en yakın acil servise başvurun.
Psikoterapide süreç nasıl ilerler?
İlk görüşmeler bir tanışmadır: sizi buraya getiren şeyi, hayatınızın şimdiki hâlini ve geçmişten bugüne uzanan izleri birlikte dinleriz. Görüşmeler 50 dakika sürer ve genellikle haftada bir yapılır.
Psikodinamik psikoterapide amaç yalnızca belirtileri azaltmak değil, onları besleyen örüntüleri anlamaktır. Bu yaklaşımı inceleyen araştırmalar, kazanımların seanslar bittikten sonra da sürme eğiliminde olduğunu gösteriyor (Shedler, 2010).
İngiltere'nin klinik rehber kurumu NICE, depresyonun şiddetine göre psikoterapinin tek başına ya da ilaçla birlikte önerilebileceğini belirtir. İlaç değerlendirmesi psikiyatri hekiminin alanıdır; gerekli gördüğüm durumlarda bir psikiyatriste yönlendirir, süreci birlikte yürütürüz.
Nerede görüşüyoruz?
Yüz yüze görüşmeler Nişantaşı'nda, Osmanbey (M2) metrosuna yürüme mesafesindeki görüşme odasında yapılıyor. Anadolu yakasındaysanız Kadıköy / Suadiye ya da Ümraniye / Çarşı (M5) seçenekleri de var; dilerseniz online da sürdürebiliriz. Ücretler için seans ücretleri sayfasına bakabilirsiniz.
