Panik atak nedir?
Panik atak, aniden başlayan ve dakikalar içinde zirveye ulaşan yoğun bir korku ya da sıkıntı dalgasıdır. NIMH ve DSM-5-TR'de tarif edildiği biçimiyle atağa çoğu zaman şunlardan birkaçı eşlik eder:
- Çarpıntı, kalbin göğüste vurduğunu hissetmek
- Nefes darlığı ya da boğuluyormuş hissi
- Göğüste sıkışma, terleme, titreme
- Baş dönmesi, sersemlik, bayılacakmış gibi olmak
- Uyuşma, karıncalanma, üşüme ya da ateş basması
- Kendine ya da çevreye yabancılaşma hissi
- Kontrolü kaybetme, delirme ya da ölme korkusu
Tek bir panik atak geçirmek pek çok insanın başına gelebilir. Ataklar tekrarladığında ve "bir sonraki" atak korkusu hayatı yönlendirmeye başladığında, buna panik bozukluk adı verilir.
Atak geçtikten sonra: Beklenti kaygısı
Panik atağın en yorucu yanı çoğu zaman atağın kendisi değil, ardından gelen bekleyiştir. Kişi bedenini sürekli dinlemeye, her çarpıntıda alarm vermeye başlar. Atağın yaşandığı yerlerden, toplu taşımadan, kalabalıktan, yalnız kalmaktan kaçınmak zamanla bir yaşam biçimine dönüşebilir. Bazen bu kaçınma agorafobiye uzanır.
Ataklar gerçekten çok korkutucudur ama kendi başlarına tehlikeli değildir. Bunu bilmek önemlidir; yine de bilmek çoğu zaman yetmez. Korkunun neden bu kadar güçlü olduğunu anlamak gerekir.
Psikodinamik bakış: Beden neyi söylüyor?
Panik atak çoğu zaman "durduk yere" geliyormuş gibi yaşanır. Oysa psikodinamik çalışmada, atakların sıklıkla dile getirilemeyen duygularla, özellikle de ayrılık, öfke ya da bağımlı olma korkusuyla ilişkili olduğu görülür. Zihnin söyleyemediğini beden bağırarak söyler.
Panik bozukluk için geliştirilmiş psikodinamik psikoterapiyi inceleyen kontrollü bir araştırma, bu yaklaşımın atakları ve kaçınmayı azaltmada etkili olabildiğini göstermiştir (Milrod ve ark., 2007). Seanslarda atakların hangi dönemlerde, hangi ilişkilerin gölgesinde başladığını birlikte izleriz.
Ne zaman destek almalı?
Ataklar tekrar ediyorsa, bir sonraki atak korkusuyla bazı yerlere gitmekten vazgeçtiyseniz ya da sürekli bedeninizi kontrol ederek yaşıyorsanız destek almak için iyi bir zamandır.
Göğüs ağrısı, nefes darlığı gibi belirtiler ilk kez ortaya çıktıysa önce bir hekim değerlendirmesiyle bedensel nedenlerin dışlanmasını öneririm. Bu, hem güvenliğiniz hem de içinizin rahat etmesi için önemlidir.
Psikoterapide süreç nasıl ilerler?
İlk görüşmelerde sizi buraya getiren şeyi, bu deneyimin ne zaman ve nasıl başladığını, hayatınızda neleri kısıtladığını konuşuruz. Görüşmeler 50 dakika sürer ve genellikle haftada bir yapılır.
İlaç gerekip gerekmediği psikiyatri hekiminin değerlendirmesiyle belirlenir; gerekli gördüğüm durumlarda bir psikiyatriste yönlendirir, süreci birlikte yürütürüz.
Nerede görüşüyoruz?
Yüz yüze görüşmeler Nişantaşı'nda, Osmanbey (M2) metrosuna yürüme mesafesindeki görüşme odasında yapılıyor. Anadolu yakasındaysanız Kadıköy / Suadiye ya da Ümraniye / Çarşı (M5) seçenekleri de var; dilerseniz online da sürdürebiliriz. Ücretler için seans ücretleri sayfasına bakabilirsiniz.
